CENAB ERSÖZ İLE GÜNÜN YORUMU
-
Günün Yorumu - 26 Temmuz 2010 - 4
Suçlara ceza arayan değil, işlenmeden önlenmesini isteyen düşünce anlarından merhaba...
Kendi çıkarını ortak çıkardan ayrı tutarak, kendine elde etmek istediği yarar yanında, toplumun uğradığı yıkımdan kendisine düşen payın farkında olamayanlar; derya içinde olup deryayı bilmeyen alıklara mı benzerler? Öyle ki, verdiği oyla, "Bu devlete, millete yararlıdır." diyecek yerde, "Şu ya da bu görüşün kazanması, şu adama ya da şu partiye yararlıdır."diye oy verenler, neyin peşindedirler? Halka, başka milletlerin gelenekleriyle, kanunlarıyla hükümet etmeyi düşünenler, halkın sırtına hangi kamburları eklemeyi hayal etmektedirler? Ve "eskinin hep iyi olduğu" yolundaki peşin söylemleriyle yapacaklarının yaptıklarının her gün biraz daha saygın görünmesini sağlamaya kalkışanlar. Nedir amacınız?Oysa her şey eskimekle, önce güçlerini yitirmez mi?...Bu yüzden değil midir Devrimlerin, Milletlerin devamlılığına olanak sağlaması... Bu yüzden değil midir; geleceği düşünenlerin Devrimlerden yana olması? Bu yüzden değil midir kendi yararını toplumun yararında bulanların Devrimci olmaları? Ötekilerini ezmekle kendilerini iyi hissedenlerin ruhi yapılarını sorgulandığınızda ise neyle karşılaşırsınız? Kendi sahip olamadıkları insanlık onurunu bir dakikalık ucuz kahramanlık maskelerinin ardında bulmaya çalışanların kişiliklerinden söz etmeye gerek mi vardır? Farklı görüşleri savunan kişiler mutlaka olacaktır, ama iyi niyetli oldukları müddetçe. Her bireyin görevi başkalarının yararlanma hakkına engel olmamak değil midir? Ama sizin önemsediklerinizi, değer verdiklerinizi kendi yararlarına yönlendirmede; neden her yol mubahtır onlar için...Kutlu doğum haftaları yaratmaya kalkışırlar... Sanki Yaradan'ın her haftası biz kullarına verdiği rızıklar için, bahşettiği sağlık ve afiyetler için kutlu değilmişçesine...Yaradan'a sırnaşmak istercesine, onun tüm günlerinin içerisinden bir ikisine olmadık değerler vermeye kalkışırlar. Sanasınız ki; onların imanları tamdır... Aldanasınız, kolayca kandırılmaya hazır olasınız...İnsanlar arasında önem atfedilen, ayrı bir değer verilen günler, unutturulmayacak günler olabilir. Doğum günleri, önemli bir insanın ölüm günü, insanlık için başarılmış olanların hatırlanacağı günler gibi...Ama; Allah'a şükretmek için, Yaradan'a ibadet etmek için, yakarmak, niyaz etmek, dilemek için; tüm günleri ve geceleri mübarek olan Allah'ın herhangi bir gününü ayırmak olabilir mi? O günü diğerlerinden ayrı tutmak şirke batmanın kendisi değil mi? Bir kuru "kandiliniz mübarek olsun" demeyle, simit, lokum, pişi, halka, lokma dağıtmayla insanlar kusurlarını bağışlatma, yanlışlıklarını örtme çıkarcılığının telaşında mıdırlar? Ucuz tarifeden huzur mekânından yer kapma gayretinde midirler? Kaçımız fakir, fukara evi ziyaret edip merhamet sınırlarımızı sınadık? Ne gerek değil mi? Kolayından, ezberimizde olan: Allah'ımızın bize vahiy ettiklerinden bir iki sure de okuduk mu, tamamdır... Huzur mekânında kapılacak yerlerin tapu işlemlerinin yarısını bitirmiş olmak demek midir?..Ey iman edenler: Allah aşkınıza söyleyiniz... Bu yapılanlardan hangisi Allah'a verilmiş bir borç yerine geçer ki, bizler için çoğaltsın da vardığımızda karşımıza çıkarsın...Anayasa değişikliklerinin onaylanacağı referandumda da; hangi maddeler halkın yararınadır ki ileride zora düştüğünüzde ziyadesiyle karşınıza çıkıp yararınıza olsun? Biliyor musunuz? Var mı? Aldatmaya ve kandırmaya dayanmayan tek bir maddesi? Yine bir düşünce anlarında buluşuncaya sağlıcakla kalınız...
...
Eklenme Tarihi : 20.07.2010 15:57
49 kez okundu.












