CENAB ERSÖZ İLE GÜNÜN YORUMU

  • Günün Yorumu - 26 Temmuz 2010 - 2

    Sahip olmadıkları insan onurunu, bedava kahramanlık maskelerinin ardında aramaya kalkışanları uyaracak düşünce anlarından merhaba…
    Kendimize çok şeyi araştırma konusu ediniriz de anlama konusu edileceklerden nedense uzak dururuz…
    Korkmaktan mıdır? Çekiniyoruz mudur? Düşünme üretme eksikliğimizden mi kaynaklanır yoksa söz söyleme yeteneksizliğimizden mi? Bilemem!..
    Neden tembelliğimizden olmasın? Bunca işin gücün arasında, para kazanma, nafakayı çıkarma, rızk peşine düşme arasında bir de düşünmeye mi zaman ayıracağız?
    Bizleri aldatmaya, kandırmaya 330 tane adam-şimdi sayıları 320ye mi düştü ne- heyecanla hazır bekliyor nasılsa… Bizler için çok şeyler vaat edenler, bizim için düşünmekten mi geri kalırlar?
    Bu arada şunu belirteyim ki; fırtına kopacağını bile bile gemiye binmişlere yoktur bir sözüm. Yeni ufuklar vaat ederek gemiyi denizin ortasında karaya oturtma becerisi gösteren beceriksizleredir söylediklerim...
    Şimdi şöyle bir iğne batıralım: Bütün gün merada otlayıp gece mekâna dönen koyun kendini kim sağıyor diye bakar mı?
    Ardından da bir çuvaldız: Aşırı kazanç hırsı: sorumsuzluk, gevşeklik ve rahata düşkünlüktendir…
    Yoksulluktan korktuğu kadar kölelikten korkmamıştır insanlar… Oysa kayıtsız şartsız Halkın egemenliği adına Yürütme, Hükümet etme, hükmetme gücünü elinde tutanlar bu halkın efendileri midir yoksa görevlileri mi?
    Bilgi çakıl taşlarından fazla hale gelmişken cahilliklerine methiye düzülmesini bekleyen, kendilerini efendi kabul edenlere, sizler eziyet çekesiniz diye mi verdiniz elinizdeki gücü, kudreti?
    Sizler onların yollarına güller döşediniz, onlar? Onlar ne yaptı? Yataklarınıza dikenler döktüler. Sizler onlara saraylar inşa ettiniz, onlar size mezarınız kazmanızı ya da boğaz tokluğuna çalışmanızı öneriyorlar.
    Çok da demokratlar. Referandumla tercihi sizin oylarınıza bırakıyorlar…
    Ne de saf, temiz ulu gönüllülersiniz…
    Dinleri riya, dünyaları iddia, ahretleri toz duman olanlar: büyüklükten, yücelikten ne anlarlar? Yine utanmadan, arlanmadan; sözlerle süslenmiş saraylar, düşlerle gölgelenmiş hanlar/hamamlar vaat ediyorlar bizlere. Yine aynı vakitte hem şarkı söyleyip hem yas tutuyorlar. İçlerinde olmayanı dışlarında göstermeye kalkışıyorlar yine…
    Hilekârlığı zekâ, gevezeliği bilgi, zayıflığı uysallık, korkaklığı tenezzül etmeme olarak kabul edenlere, yaşamaya mecbur bırakıldığınız gerçekleri nasıl anlatabilirsiniz?
    Alın yasalarınızı da çektirin gidin, denmez de ne denir referandumda bunlara?
    Genel yararı düşünen; kişilerin değil, genelin istemlerini söze dökecek düşünce anlarında buluşuncaya sağlıcakla kalınız…

    ...

    Eklenme Tarihi : 20.07.2010 15:27
    29 kez okundu.