CENAB ERSÖZ İLE GÜNÜN YORUMU

  • Günün Yorumu - 05 Temmuz 2010

    İşittiğimiz için sağır oluyor, genç olduğumuz için yaşlanıyorsak düşünceye sahip olduğumuz için düşüncesizlik etmeyecek düşünce anlarından merhaba...
    Söylemekten çekinmeyenler, üstünü örttürmeden gerçekleri olduğu gibi dile getirmeyi görev edinenler; yazabildiğimizce, konuşabildiğimizce; iktidarların eksiklerini, seçilirken verdikleri vaatleri yaşama geçirmek, halkı ve halkın sorunlarını çözümlemek yerine kızlarını, damatlarını, akrabayı talükatlarını, tarikatlarını ve cemaatlerini gözetip, sorunlarını çözmeyi yeğ tutmalarını, ama gazetelerden ama mikrofonlardan sağır sultanlara dahi duyurmaya çalışacağız...
    Lakin iktidar olmaya endeksli muhalefet hiçbir şey yapmadan, konuşmadan, beyanat vermeden, basın bildiriminde bulunmadan, neler yapacaklarını söylemeden iktidarın yanlışlarını söyleyerek mi iktidar olacaklar?
    Ya da anca söyleyebilecekleri, iktidarın bile medet umduğu fukara edebiyatı mı?
    İktidara hevesli Milliyetçiler ve Sosyal Demokratlar... Hani düşünmemek elde değil: milliyetçiliğinizden ve sosyal Demokratlığınızdan gocunduklarınız mı var?
    Halkın sorunlarına, refahını arttırmaya ne gibi milliyetçi düşünceleriniz ya da ne kadar sosyal ve demokrat çözümleriniz var? Kendi kendinize ideoloji çatıştırmak yerine muhatap olunacak halk kadar kıymetli ve muhterem bir merci daha yoktur... Ben hatırlatmış olayım bilincinizde olanı...
    Bana gelen eleştirilerden çıkarımla sizleri ikaz etmeliyim ki, gerçeklerden kopuk zihinsel kurgulamalara inanacak pek kimse yok sizlere umut bağlayacaklarda...
    Sizleri dinleyecek olanlar, söylediklerinizden duygulanmak sevdasına düşmüş değiller. Hak, hukuk, adalet, eşitlik, kardeşlik, millet, vatan, bölünmezlik üzerine kuracağınız laf ebeliklerine ise verecekleri kulakları dahi yok...
    Pek bilmişlikten arındırılmış, akla dayalı, önyargılardan uzak, bilinç ürünü, sadece sizinkilere ve onlara değil, halkın tüm kesimlerini kucaklayıcı önerileriniz varsa cesaret edin parklarda, kahvelerde, lokallerde halkın karşısına çıkmaya.
    İhtiraslı saplantılara takılıp kalmış "oyunu bize vermezsen öcüler gelir" gibi korkutmalara dayalı kendini bilmezliklerin getirisi ise, dinleyenleri kendinize müstehzi bir ifadeyle güldürmekten öte gitmez.
    Ekonomiyi de, ülke birliğini de, birbirine gelin damat vermiş, hısım olmuş yurttaşlarımızı da kötü etkileyen Doğu ve Güneydoğu Problemini nasıl çözeceğinizi anlatabilecek misiniz? "Ya sev ya terk et" saçmalığına saplanmadan, "sınırlar kalksın" çığlıkları atmasına rağmen ortadoğuda yeni çizilecek sınırların çözüm getireceği masalını anlatan Sosyalist Enternasyonalin peşine yamanmadan Ulusal duruşa sahip çözüm önerileriniz var mı?
    Milliyetçi ya da Sosyal Demokrat ideolojileriniz sorunu çözmeye yeterli midir? Açıklamaktan mı çekinirsiniz?
    Asgari ücreti yoksulluk sınırı üstüne, açlık sınırı demiyorum, yoksulluk sınırı üzerine nasıl çıkaracaksınız? Her kolaya kaçan iktidarın götürü vergileri arttırarak yaptığı gibi Halkın sırtına yıkmadan hangi kaynakları yaratıp, nerelerden ne kadar elde edeceğiniz gelirlerle en düşük memur maaşını da yoksulluk sınırının üzerine çıkaracak çalışmalarınız var mı? Emeklilere ne müjde verebileceksiniz?
    Ya bu ülkenin işverenlerine söyleyebilecekleriniz?
    Refah: üretmekten ve ihraç etmekten güç alıyorsa; ülkeye döviz olarak gelir getiren ihracatçıya ödül olarak "getirdiği döviz kadar vergiden muaf tutma" gibi bir devrim gerçekleştirme düşüncesine sahip misiniz?
    Terör ve savaş kadar can alan Trafik terörünü önlemeye yönelik Trafik kurallarını bir saatlik imtihanlarla öğretmek yerine, orta öğretimin içinde gereği gibi öğretme ilericiliğinizi söyleyecek cesaretiniz var mı?
    Yeni nesillere ana karnında eğitim ve öğretim vermeye projeleriniz hazır mıdır? Genellikle Doğu ve Güneydoğu vatandaşlarımızın başına bela töre terörüne yaptırımlarınız nedir? Ceza adı altında intikam alıcı yasalar yapmaktan yana mısınız yoksa suça yönelmekten caydırıcı yasalar mı?
    Kim bilir daha ne çok olan düşüncelerinizi vaatler içerisinde geçiştirmeyeceksiniz umarım!..
    Çünkü vaatlerin bu saatten sonra alacağı nasihattir ancak... Bu ülke insanları, önceleri doktorla üfürükçüleri ayıramazdı, Recep Beyden bu yana da siyasetçilerle safsatacıları ayırır oldu artık. Atıp tutan, üfürüp savuran, anaların hatırını sormaktan utanmayanın aslı ortada dolanıp dururken, bir de taklitlerine oy verip başına daha büyük belalar almasını, sizler de beklemezsiniz sanırım...
    Umutlar arayacağımız düşünce anlarında buluşuncaya sağlıcakla kalınız.

    ...

    Eklenme Tarihi : 30.06.2010 14:03
    35 kez okundu.