CENAB ERSÖZ İLE GÜNÜN YORUMU

  • Günün Yorumu - 28 Haziran

    Şüphe duyulanları doğru budur diye dayatmayan, her şeyi açık yüreklilikle ortaya koyarak, insanda var olan kudrete, doğru eylemler arayan düşüce anlarından merhaba.
    Hasara uğramış inançlar karşısında emekliye ayrılacak fatihlerin ucuz kahramanlıklarına inanacak olanlar var mıdır hâlâ aramızda?
    Nasıl ki birçok insan, birçok kutsal sözcük konuşabiliyor da konuştuklarını uygulamıyorlarsa; onların amaçları hakkında endişelere kapılıp korkmak gerekiyorsa; halkın ortak yararlarını gözetmek, sorunlarını çözmek için seçilen bir Başbakanın da oğullarının gemiciklerini, damatlarının krediciklerinin kızlarının yirmibeşbinlerini gözetir olması, onlara güven duymanın gereksiz olduğunu göstermez mi?
    İlk önünüze geldiklerinde, düşünmeden, ellerinin vicdanlarında olduğunu söylemeleriyle imanları olduğuna kandınız...  Sanki sizlerde din, iman bitmiş; sadece onlarda kalmış ve siz onlara muhtaçmışsınız gibi...
    Bu masalın sonu gelince başka hikaye gerek elbet bizlere... "Yargı, ordu, Ergenekon elimizi kolumuzu bağlıyor, bir şey yaptırmıyor, daha çok oy verin, sizlerin istediğini yapalım, yoksa mağduruz" diye döktükleri gözyaşlarına merhametsiz de kalamadınız...
    Peki, bu arada bir kez olsun dönüp kilerinize, mutfağınıza baktınız mı? Pişirecek bir tas aşınız kalmış mı?
    Emekli maaşlarının açlığın tespiti olduğuna, gazilere verilen bir simit parası zamla alay edilmesine ses de çıkarmadınız... Emeğinin hakkını arayanlara sıkılan göz yaşartıcı gazlardan dolayı sizlerin de gözü yaşardı mı?
    Şimdi ise: "İsrail devleti ve Yahudiler bizi iktidarda istemiyor, bizi iktidardan indirmek istiyor, ey Müslümanlar... gösterin Yahudilere karşı kendinizi" diye akla hayale gelmeyecek mantıksızlıklarla aldatılmaya, kandırılmaya çalışılıyoruz...
    Hani diyeceğim... ayağınızdaki ayakkabılara sırtınızdaki paltolara göz koymuşlar ama siz 2002 nin kasım ayından beri sırtınızda palto mu gördünüz? "Yeter artık" diyeceklerini mi sanıyorsunuz? Sormuştum: yanan ateşe yüz yük odun atsanız ateşi söndürür mü diye?
    Söndürür mü? Doymuşlar mıdır sanırsınız?
    Yüz yük değil, iki yüz yük, bin yük odun atsanız yanan ateşe vız gelir, bana mısın demezler onlar. Ananızın, yârinizin, yavuklunuzun, karınızın sırtınıza ördüğü hırkayı beğenmeyecekler mi sanırsınız? Altı delik ayakkabılarınıza mı acıyacaklar sanırsınız? Sizler ne de çok aldanırsınız!..
    Ateşte bir yük de onları yaksalar zarar mı edecekler onlar?
    İnsan tutkularına kapılmaya görsün... açgözlülüğü, bencilce işler üstlenmesi, hoşnutsuzluğu, huzursuzluğu ve sürekli istekleri ortalarda gezinir durur...
    Kötüler yaşamda eylemde bulunmayı da, eylemden kaçınmayı da bilemezler. Onlar da ne saflık ne doğru davranış, ne de gerçeklik vardır.
    Bir test uygulayın kendinize lütfen...
    AKP iktidara geldiğinden beri; affetmek, sebat etmek, saflık, nefretsizlik, kibirsizlik, hoşgörü gibi iyi insanların kullandığı kelimeleri mi daha fazla kullanıyorsunuz yoksa ikiyüzlülük, kendini beğenme, öfke, zalimlik, cehalet gibi kötülerin dillerine doladıkları kelimeleri mi?
    İyi insanların kullandığı kelimelerle oluşturacağımız düşünce anlarında buluşuncaya kadar sağlıcakla kalınız...

    ...

    Eklenme Tarihi : 30.06.2010 14:35
    30 kez okundu.