CENAB ERSÖZ İLE GÜNÜN YORUMU
-
Günün Yorumu - 21 Haziran 2010
Sevgilere varacak sevinçler arayan düşünce anlarından merhaba.
...
Hiç kimse, hiçbir şey uğruna yüreklerimizi insanlara kapatmamızı isteyemez...
Her yanından can sıkıntısı akan insanlar, insanları insanlığından vazgeçirerek, yabancı olan her şeye kin ve nefret etmeyi öğreten ideolojilerin peşine takmak için sadakaya muhtaç hale getirmeyi kendilerine görev edinmişler.
Asıl kaynakları görmemize engel olmak adına sınıflar oluşturmayı, ırkçı ideolojileri, dayağı, işkenceyi, öldürmeklere varan töre ya da kutsallıkları düşüncelerimizin önüne perde olarak çekmeye çalışıyorlar... istiyorlar ki düşünmeden, kışkırtılmış toplumsal duyguların emrinde galeyana gelip istediklerince yönlendirilebilelim...
Çözecekleri sorunlar mı var sanırsınız? Yoksa birçok çıkarları mı?
Onaylanmayan, sevgi gösterilmeyen ve koruma gereksinmeleri karşılanmayan insanların korkunun eline düşmekten başka seçenekleri olmadığını bilmelerine güveniyorlar.
Bu yüzdendir ki güvensizlik yaratıcı her şeyi yapmayı mubah ve görev addediyorlar.
Orduya güveni sarsmaya kalkıyorlar. Adalete, yargıya güvenin altına dinamitler yerleştirecek nice mücahitlerin sırtını "bizim oğlanlar, bizden" diye sıvazlıyorlar...
Eğitim kurumlarına güveni yok etmek için seçme sınavlarına müdahale ediyorlar...
Kendisini dostu olması gereken insanları kendisinin düşmanı haline getirmeye çalışıyorlar.
Korku salmak istiyorlar.
Korku bilgisizliktir. İnsan bilemediklerinden korkar. Bilememek düşünmemektir. Düşüncesizliktir.
Görüyorsunuz ne yapsalar yine de kaybetmeye mahkûmdurlar?
Bizlerin elinden düşünme gücümüzü de alacak yetiye sahip değiller ya...
Yanlışlardan sakınmak, doğruları yapmak; ne dini yaptırımlar gereğidir- ki Allah'ın kendine şah damarından yakın olduğuna inanç getirmiş olan insanlar Allah'ı yanlışlara alet etmekten kendilerini daim sakınırlar- ne de Anayasa'ların hükmetmesindendir.
İnsan yaratılışımıza gereği akıllarımızı kullanmamızdandır, şükretmemizdendir...
Uygulamaya konulan sadece sınırlandıran yasalar...
Yasalar insanları kısıtlamak ve suç, kusur, hata işleyenlere uygun ceza bulmak üzere mi yapılmalıdırlar? Yoksa suç, hata, kusur işleyenlerin keyfi, cebri uygulamalarına maruz kalanların mağduriyetlerini gidermeye veya suç, hata, kusur işlenmesini peşinen önlemeye, teşebbüsüne engel olmaya, caydırmaya yönelik mi yapılmalıdır?
Baş görevinin, en esaslı vazifesinin Demokrasiyi ve Halkını darbelere karşı korumak olduğunu düşünen bir Başbakan, görevini yerine getirebilmek uğruna; herkesin yatak odasına dinleme cihazı yerleştirmeyi en birinci vazife olarak yerine getirmesi: suç, hata, kusur işlemekten caydırmak için midir?
Anlamdan yoksun formüller, karanlık kavramlar kimlere neler anlatabilirler?
Yanlış kavramların bulanık gölgelerinden medet umanlar Halk oylamasından ne bekleyebilirler? Referandum da neyini de al git diyeceksiniz, bizleri keklik diye düşünenlere?
Birbirimizi anladığımız düşünce anlarının bir yenisinde buluşuncaya sağlıcakla kalınız...
Eklenme Tarihi : 24.06.2010 18:38
33 kez okundu.












